Sendikalar ve İş HukukuUncategorized
Trend

İş Ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı Kapsamında Koronavirüs Salgını Ve İşverenin Sorumluluğu

İş Ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı Kapsamında Koronavirüs Salgını Ve İşverenin Sorumluluğu

Bilindiği üzere Korona Virüs (covid-19) olarak bilinen solunum yolu bulaşıcı hastalığı Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre 100’den fazla ülkede görülmüş ve tüm ülkede uluslararası kamu sağlığı acil durumu ilan edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Sağlık Bakanlığı koordinesinde oluşturulan Korona virüs Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda menfur hastalığın ülkemizde yayılma ihtimalini en aza indirmek maksadıyla birtakım tedbirler alınmaya başlanmıştır.

Bu çalışma ile; korona virüsü risk ve etkilerine sosyal güvenlik mevzuatı ile işçi ve işverenin sorumlulukları irdelenmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; korona virüsü etkisi ile hastalanan ve hatta yaşamını yitiren işçilerin durumunun 5510 sayılı yasanın 13. Maddesinde tanımını bulan “İŞ KAZASI” kapsamında değerlendirilmesi imkânı bulunmaktadır. Bundan kasıt kesinlikle SGK tarafından bu virüsten etkilenen her işçinin “iş kazası” mağduru olarak kabul edileceği olmayıp ancak belli şartlarda korana virüsü mağduriyetinin iş kazası olarak kabul edilebileceğidir. Bu noktada evvelki yıllara ilişkin Yargıtay içtihatlarına baktığımızda benzer durumların “iş kazası” olarak kabul edildiği bilinmektedir. Özetle korona virüsünden etkilenen işçinin durumunun iş kazası kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Bu virüsün bulaşması nedeniyle geçici veya sürekli işgücü kaybına uğrayan ve hatta yaşamını yitiren işçinin tazminat hakkı ise işin diğer yönüdür. Şöyle ki; bahse konu tazminat hakkı ile olayın iş kazası sayılması arasındaki vazgeçilmez bağ olup başka bir ifade ile virüsten etkilenen kişinin durumu “iş kazası” olarak kabul edilmeden işverenden tazminat istenmesi imkanının bulunmadığıdır. Ancak korona virüsünden etkilenen işçinin durumunun “iş kazası” olarak değerlendirilmesi yüksek bir olasılık olup her olayda ayrıca ele alınması gereken bir konudur. İşçinin durumu iş kazası olarak değerlendirildiğinde ise bu kez işverenin tazmini sorumluluğu gündeme gelecek ve tam bu noktada 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulanma alanı bulacaktır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddelerinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki sorumluluğu oldukça ayrıntılı düzenlenmiştir. Bu sorumluluğun dayanağı ise özünde kusur sorumluluğu olmakla birlikte sınırları oldukça geniştir. Bu yasa kapsamında işverenlerce alınabilecek tedbirler;

  • Öncelikle, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve tedarikçiden oluşan bir kriz ekibi oluşturmak ve yapılması gereken iş ve eylemlere ilişkin strateji belirlemek,
  • Korona virüs ve korunma yolları hakkında iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin katılımı ile işçileri eğitmek,
  • İşyerinin faaliyet konusu, insan sirkülasyonu ve çalışanların birbirlerine yakınlık mesafelerine göre işçilere maske ve eldiven gibi koruyucu malzemeler temin ederek bunların kullanımını zorunlu tutmak ve denetimini sağlamak,
  • İş yeri hekimince işçilerin genel sağlık durumlarının düzenli periyodlarla kontrolünü sağlamak.
  • İş yerinin dezenfektasyonu için faaliyetler yürütmek,
  • İşçilerin kendilerinde ve aile bireylerinde karantina gerektiren şüpheli belirtilerin varlığı halinde mutlaka sağlık kuruluşuna haberdar etmeleri gerektiği ve bu süre zarfında işvereni bilgilendirerek, kesinlikle işyerini gelmemeleri konusunda onları sürekli uyarmak,
  • Yine yapılan işini niteliğine göre gerektiğinde iş durdurma, yavaşlatma ve işyeri kapatma dahil alınması gereken sair tedbirleri almak, olarak sayılabilir.

Görüldüğü üzere; iş verenin 6331 sayılı yasa kapsamında alması gereken tedbirler bir hayli fazla olup bu tedbirlerin bir ya da birkaçına riayet edilmemesi onun doğrudan kusurunu gündeme getirebilecektir.

İşverenin 6331 sayılı yasa kapsamında alması gereken tüm tedbirleri aldı ama işçi yine de işyerinde bu virüse yakalandı bu durumda işverenin sorumluluğu ortadan kalkar mı? Bu durumda gündeme Yargısal içtihatlarla üretilen “KAÇINILMAZLIK” kusuru gündeme gelir ki bunun anlamı ise; işverenin ilmin ve fennin tüm imkanlarından faydalanarak tüm tedbirleri almış olsa bile işçinin başına işyerinde bir kötülük gelmesi halinde bundan sorumlu olabilme durumudur. “Kaçınılmazlık kusuru” denilen kavram aslında çalışma hayatı pratiklerinin doğurduğu zorunlu bir kurumdur. Zira çalışma hayatında bazı olaylarda kimseye doğrudan bir kusur verme imkânı olmaz fakat işçinin de meydana gelen zarar meydana getiren olayın olumsuz etkilerinden bir şekilde korunması gerektiğinden böyle durumlar için Yargıtay’ca geliştirilmiş bir kavramdır “Kaçınılmazlık” unsuru.

Bu tanıma uygulamada “aksi tesadüf”, “kötü şans” şeklinde de rastlamak mümkündür. Bir örnekle açıklayacak olursak; bir işyerinde teknolojinin tüm imkanları kullanılmasına rağmen bir kazan patladı ve ölen işçiler oldu, kusur incelemesi yapıldı ve hiç kimseye doğrudan bir kusur atfı yapılamadı, bu durumda “kaçınılmazlık” kusuru gündeme gelir ve işveren meydana gelen zarardan belli bir oranda (ki bu oran yargısal içtihatlarda %60 olarak belirlenmiştir) sorumlu olur. Özetle işveren 6331 sayılı yasa kapsamında tüm önlemleri almış olsa bile kaçınılmazlık kusuru kapsamında iş kazalarından sorumluluğu gündeme gelebilir.

Sonuç Olarak;

  • Korona virüsünün işçilere olumsuz etkilerinin 5510 sayılı yasa kapsamında iş kazası olarak nitelendirilmesi mümkündür.
  • Korona virüsü olumsuz etkileri kapsamında işverenlerin tazmini sorumluluklarının doğması mümkündür.
  • İşverenlerin Korona virüsünün işçiler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle 6331 sayılı yasadaki tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu yasada açıklanan tedbirlerin alınmaması işverenlerin doğrudan kusurunu gündeme getirir.
  • İşverenler 6331 sayılı yasa kapsamında tüm tedbirleri almış olsalar dahi kaçınılmazlık kusuru nedeniyle Korana virüsü etkisinde kalan işçilerin zararlarından sorumlu olabilirler.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu