Sendikalar ve İş HukukuUncategorizedYaşam Tarzı

İşçinin Corona Virüse (Covid-19) yakalanması İş Kazası Mıdır?

Corona Virüs (Covıd-19) İş Kazası Kapsamında Değerlendirilebilir Mi?

Dünya’da ve ülkemizde meydana gelen Corona Virüs salgını (COVID -19) nedeniyle, işçilerin bu virüse yakalanmaları durumunda, bu durumun iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği sorunu gündeme gelmiştir.

Sorunun çözümü için öncelikle “iş kazası” kavramının ne anlama geldiği üzerinde durmak gerekecektir.

“İş kazası” kavramı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası şöyledir:

“İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.”

Görüldüğü üzere, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde oldukça geniş kapsamlı bir iş kazası tanımı öngörülmüş ve işyerinde gerçekleşen tüm zararlandırıcı olaylar, yürütülen işle ilgili olsun ya da olmasın, iş kazası sayılmıştır. Bunun yanı sıra, sigortalılık kapsam türlerine göre, yürütülen işle ilgili olup işyeri dışında meydana gelen kazalar, görevlendirme sebebiyle işyeri dışındayken meydana gelen kazalar, çocuk emzirme süreleri sırasında yaşanan kazalar ve işe gidiş-geliş sırasında yaşanan kazalar da, belirli sınırlayıcı hüküm ve koşullar altında iş kazası tanımına dâhil edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.10.2019 tarih, E.2009/21-400, K.2009/432 sayılı kararında da “iş kazası”, “maddede sayılı olarak belirtilmiş hal ve durumlardan herhangi birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olay” olarak tanımlanmıştır.

Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususu, 13. maddenin tanımı ve öngördüğü unsurlar çerçevesinde belirlenebilecektir. Kanun’un açık hükümleri bir yana bırakılarak, iş kazası kavramının unsurlarının belirlenmesine olanak yoktur. Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için, sigortalıyı bedence ve ruhça zarara uğratan olayın maddenin belirlediği hal ve durumlardan birinde meydana gelmiş bulunması gerekli ve yeterlidir. Bu sınırlı durumlar dışında meydana gelen ve sigortalıyı ruh ve bedence zarara uğratan olayların iş kazası olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Gerek uygulama ve gerek öğretide açıkça kabul edildiği ve madde metninden de anlaşıldığı üzere bu maddede sayılan haller örnekleme niteliğinde değil, sınırlayıcı niteliktedir. Bu hallerden birine girmeyen sigorta olayı iş kazası sayılamaz. Sayılan bu hallerin birlikte gerçekleşme koşulu bulunmayıp, herhangi birinin gerçekleşmiş olması gerekli ve yeterlidir.

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde, iş kazasının sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirilmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir. Ancak, burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup, bu da Kanun’un aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, Kanun’da olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır.

Bu açıklamalar ışığında, corona virüse yakalanan bir işçinin hastalığının iş kazası olarak nitelendirilebilmesi için, işçinin bu virüsü Kanun’un 13. maddesinde öngörülen hallerde kapmış olması gerekmektedir. Örneğin, işçi işyerinde çalışırken corona virüsü taşıyan başka bir işçiden bu virüsü kapmışsa veya işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle bu virüsü kapmışsa yahut da işyerine işverence sağlanan servis aracıyla geliş-gidiş sırasında bu virüse yakalanmışsa, ortada bir iş kazası durumu vardır ve işçi iş kazası nedeniyle yasada öngörülen tüm haklara sahip olacaktır.

Bu konuda Yargıtayın domuz gribine yakalanan bir işçi hakkında verdiği karar, corona virüsü için de emsal niteliğindedir. Söz konusu kararda, bir işverene bağlı TIR şoförü olarak işçinin işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle yabancı bir ülkeye yapılan sefer sırasında H1N1 Virüsüne yakalandığının doktor raporlarıyla tespit edildiği ve bu durumun iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir (21. HD’nin 15.04.2019 tarih, E.2018/5018, K.2019/2931 sayılı kararı).

Sonuç olarak; işçinin Kanun’un 13. maddesinde belirtilen hallerde corona virüsüne yakalandığının doktor raporlarıyla kesin bir şekilde ispat edilmesi, bir başka ifadeyle meydana gelen zarar ile Kanun’da öngörülen hallerden herhangi birisinin arasında uygun illiyet bağının bulunması durumunda, ortada bir iş kazasının varlığından söz etmek mümkündür ve sigortalı iş kazası sonucunda Kanun’da öngörülen haklarını talep edebilecektir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu