Sendikalar ve İş Hukuku

Kamu Denetçiliği Kurumundan Belediye İşçilerine ilişkin İlave Tediye Kararı

Kamu Denetçiliği Kurumundan Belediye İşçilerine ilişkin İlave Tediye Kararı

Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) belediye şirketlerinde çalışan işçilerin de ilave tediyeden yararlanması gerektiğine ilişkin 22.8.2019 tarih ve 2018/16132 başvuru numaralı kararı, 27.11.2019 tarihinde kurumun internet sayfasında yayımlanmıştır.

Bilindiği üzere, 6772 sayılı Kanun’da; genel (umumi), katma (mülhak) ve özel (hususi) bütçeli dairelerde, mütedavil sermayeli müesseselerde (sermayesi değişen/döner sermayeli kurumlar), sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlarda, belediyeler ve bunlara bağlı teşekküllerde, 3460 ve 3659 sayılı Kanunlar’ın kapsamına giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerde çalışan işçilere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılacağı öngörülmüştür.

Belediye şirketlerinin 6772 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı hususunda Yargıtayın ilgili daireleri arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmış, ancak son dönemde verilen Yargıtay kararlarında belediye şirketlerinin 6772 sayılı Kanun”un 1. maddesinde belirtilen “belediyelere bağlı” teşekkül niteliğinde olmadığı ve bu nedenle de belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ilave tediyeden yararlanamayacakları yönünde görüş ağırlık kazanmıştır. KDK’nın bu kararı ise Yargıtay kararlarında dayanılan argümanları ortadan kaldırmıştır.

KDK’NIN KARARINA GÖRE BELEDİYE ŞİRKETLERİ DE “BELEDİYEYE BAĞLI BİR TEŞEKKÜL”DÜR

Yargıtay, 6772 sayılı Kanun’da öngörülen bağlı kuruluşun genel müdürlük biçiminde özel bir kanunla kurulması ve belediye ana hizmetlerinin bir kısmını yürüten kuruluşlar niteliğinde olması gerektiğini ifade etmekteydi (Yargıtay 9. HD’nin 20.5.2019 tarih, E. 2018/2047, K.2019/11419 sayılı kararı).

KDK’nın söz konusu kararında ise öncelikle “belediye bağlı teşekkülü” kavramının ne anlama geldiği üzerinde durulmuştur. Kararda, Yargıtay kararlarında belediye bağlı kuruluşu olarak kabul edilen ve özel kanunlarla kurulan İETT, EGO, ESHOT gibi kuruluşların kendi özel kanunlarında bu kuruluşların “teşekkül” veya “bağlı teşekkül” olarak nitelendirildiğine dair bir ibarenin bulunmadığı, “..Belediye Reisliğine bağlı bir Umum Müdürlük” veya “adı geçen belediyelere bağlı bulunmak üzere birer umum müdürlük veya müdürlük” yahut da “Nafıa Vekilliğine bağlı muvakkat bir idare” ibarelerinin kullanıldığı; özellikle 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesinin atıfta bulunduğu 3659 sayılı Kanun’un 1/C maddesinde yer alan “…belediyelerce … sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller…” şeklindeki hükümde geçen “teşekkül” kelimesinin belediye şirketlerini niteleyecek biçimde kullanıldığı ifade edildikten sonra, son derece yerinde bir saptama ile 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesinde yer alan “teşekkül” ibaresinin belediye şirketlerini de kapsayabileceği ifade edilmiştir (P. 34).

Söz konusu kararda belediye şirketlerinin 6772 sayılı Kanun anlamında bir belediye teşekkülü olduğu tespiti yapıldıktan sonra, belediye şirketlerinin kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak ve sermayesinin belediyelerce karşılanması suretiyle kurulması, şirketlerin yönetim kurulu başkanlığının belediye başkanları tarafından yürütülebilmesi,  belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personelin bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilmesi ve şirketlerin karar ve yönetim organlarının kendisini kuran belediye tarafından belirlenmesi gibi olgular karşısında (P. 36), belediye şirketlerinin aynı zamanda belediyelere bağlı bir teşekkül niteliğinde bulunduğu (P. 37) belirtilmiştir.

Kararda vurgu yapılan bir diğer önemli husus da; 6772 sayılı Kanun’un isminde “Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde  Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması…” ibaresi bulunmasına rağmen Kanun kapsamında şirket niteliğinde özel hukuk tüzel kişilerinin de bulunduğu dikkate alındığında, 6772 sayılı Kanun’un kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gereken asıl hususun tüzel kişilikten ziyade iştiraklerde kamu kaynaklarının kullanılması durumu olduğu ve bu itibarla belediye iştiraklerinin şirket statüsünde kurulmuş olmaları ve özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olmalarının 6772 sayılı Kanun kapsamına girmeleri için bir engel teşkil etmediğine yönelik değerlendirmedir.

Yine kararda, devlet müesseseleri memurlarının aylıklarını düzenleyen 3659 sayılı Kanun kapsamında belediye teşekküllerinin de bulunmasının, iştiraklerde kamu kaynağı kullanılmış olması sebebiyle belediye teşekküllerinin de devlet müessesesi olarak düzenlemeye tabi tutulduğunu gösterdiğini ve bu düzenlemeden hareketle belediye şirketlerinde çalışan işçilerin 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediyeden yararlanabilmesi için belediyenin şirket sermayesinin yarısından fazlasına iştirak ettiğinin tespiti yeterli olduğu sonucuna varılmıştır (P. 41).

Kararda belirtilen tüm bu hususlar, Yargıtayın belediye şirketlerinin belediye bağlı teşekkülü olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin kararlarında dayandığı argümanları bertaraf etmiştir.

KDK’NIN BU KARARI TAVSİYE NİTELİĞİNDE BULUNMAKLA BİRLİKTE BELEDİYE ŞİRKETLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN AÇTIKLARI VEYA AÇACAKLARI DAVALARDA DELİL OLARAK DİKKATE ALINACAKTIR

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca faaliyette bulunan KDK; idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli bir kurumdur (6328 sayılı Kanun, m. 5/1).

Görüldüğü üzere, Kurum kararları idarelere “öneri” niteliğindedir. Bununla birlikte, KDK’nın kararlarında yaptığı tespitler ve vardığı sonuçların mahkemelerde delil olarak ileri sürülmesinin önünde de herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, KDK’nın bu kararından sonra, belediye şirketlerinde çalışan işçilerin açtıkları veya açacakları davalarda işçiler lehine yeni bir durumun ortaya çıktığını ve mahkemelerin ise bu hususta nasıl karar verecekleri ise henüz belirsizliğini korumaktadır.

Kamu denetçiliği Kararına Ulaşmak İçin Tıklayınız.. 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu