Özel Hukuk

Bilişim Suçları Ve Cezası

Bilişim Suçları Ve Cezası

Teknolojinin gelişmesiyle beraber bilişim sistemlerinin kullanımı oldukça artmış ve buna mukabil bilişim suçları da hayatımıza girmiştir.

Bilişim suçları ya da siber suçlar bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi vb. araçlarla bilişim sistemlerine erişmek, bozmak, verileri yok etme şeklinde gerçekleştirilen suçlara denir.

Bilişim suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Bilişim Alanında Suçlar kısmında 243 ila 246’ıncı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunda bilişimle ilgili dört çeşit suç öngörülmüştür. Bunlar;

>Bilişim Sistemine Girme

>Bilişim Sistemini Engellenme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme,

>Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması,

>Bilişim Sistemlerinin Kullanılarak Haksız Çıkar Sağlama Suçu bilişim suçlarıdır.

Bu filleri incelemek gerekirse;

1.Bilişim Sistemine Girme (TCK M.243)
Türk Ceza Kanununun 243’üncü maddesine göre, bilişim sistemine hukuka aykırı erişim cezalandırılmaktadır. Bu suç 5237 sayılı kanun ile ihdas edilmiştir. Eski ceza kanununda böyle bir hüküm yoktu. Bu kapsamda bir bilişim sisteminin tamamına ya da bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ve sistemde kalmaya devam eden kişiye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verileceği öngörülmüştür. Aynı şekilde TCK’nun 243/2 maddesine göre, bedeli karşılığı faydalanılan bilişim sistemlerine hukuka aykırı olarak erişme halinde ise, ceza yarı oranında indirilecektir.

TCK’nun 243/3 maddesinde ise, bilişim sistemlerine erişme nedeniyle sistemin içerdiği veriler değişir ya da yok olursa bu kişiye altı ay ile iki yıl arasında hapis cezası verileceği ifade edilmiştir. Suçun oluşması için bilişim sistemine girmek yeterli değildir. Ayrıca bir süre sistemde kalmak gerekir. Hâlbuki Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi’nin 2.maddesinde sisteme girmek başlıbaşına suç sayılmıştır. Bu kapsamda Türk Hukuku açısından suçun oluşabilmesi için sisteme erişmenin yanında ayrıca sistemde bir süre kalmak gerekir.

Bilişim Suçları Kapsamında Bilişim Sistemine Girme Suçunun Özellikleri
Bu suçun faili herkes olabilir. Başka bir ifadeyle suçu işleyenin özel bir statüsü olmasına (devlet memuru olması, cinsiyet vb.) gerek yoktur. Bu suç beyaz yaka suçlar kapsamında değerlendirilmektedir. Aynı şekilde mağdur bakımından da bir özellik söz konusu değildir. Mağdur, hukuka aykırı olarak girilen ve orada kalmaya devam edilen bilişim sistemi üzerinde hak sahibi olan kişidir. Örneğin bir bankanın bilişim sistemlerine girilmesi durumunda bankanın bütün müşterilerinin bilgileri çalınmış olacağından bütün müşteriler mağdur, banka ise suçtan zarar görendir.

Bu suç ile kişilerin özel hayatlarının gizliliği, haberleşme özgürlüğü ve bilişim sistemlerinin güvenliği koruma altına alınır. TCK’nun 243.maddesinde daha az cezayı gerektiren bir durum ifade edilmiştir. Bu kapsamda bedeli karşılığında yararlanılan sistemler bakımından bu fiilin işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Bu suç kast ile işlenir. Suçun taksir ile işlenmesi mümkün değildir. Fail, bilerek ve isteyerek bilişim sistemlerine girme niyetiyle hareket etmelidir. Rızanın varlığı durumunda ya da kamunun erişimine açık sistemlere erişmek bu suçu oluşturmaz.

TCK’nun 243/3 maddesinde suçun neticesi sebebiyle ağır hali belirtilmiştir. Şöyle ki, suç sebebiyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse faile verilecek ceza suçun temel haline göre verilecek cezaya oranla daha ağır olur.

Bu suça teşebbüs mümkündür. Ayrıca bu suçun soruşturması re’sen(kendiliğinden) yapılır. Suçun takibi şikâyete tabi değildir.

2.Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme Ve Bozma Suçu (TCK M.244)
TCK’nun 244.maddesinde, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen ya da bozan kişinin bir yıl ile beş yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.

TCK’nun 244/2 maddesine göre, bir bilişim sistemindeki yok eden, verileri bozan, değiştiren ya da erişilme hale getiren, sisteme veri yükleyen, sistemdeki verileri başka bir yere transfer eden kişi altı ay ile üç yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK’nun 244/3 maddesine göre, bu fiiller banka ya da kredi kurumuna veya bir kamu kurum ya da kuruluşuna ait bilişim sistemleri üzerinde işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı öngörülmüştür.

TCK’nun 244/4 maddesine göre, bu fiiller failin ya da başkasının faydasına haksız bir menfaat sağlayarak başka bir suç oluşturmuyorsa, iki yıl ile altı yıl arasında hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu suç ile işletmecilerin bilişim sistemlerini uygun bir biçimde işletme hakları koruma altına alınmaktadır. Ayrıca haberleşme özgürlüğü de bu suç ile korunmuş olur. Bu suç bakımından fiil seçimlik hareketlidir. Fail işleyişi engelleme ya da bozma fiillerinden birini yaparak bu suçu işleyebilir.

Bu suçun faili herkes olabilir. Aynı şekilde bu suç mağdur bakımından da özellik teşkil etmez. Mağdur, işleyişi engellenen ya da bozulan bilişim sistemi üzerindeki hak sahibi kişidir. Bu suç kasten işlenebilir. Fail bilerek ve isteyerek bu fiili gerçekleştirmelidir.

TCK’nun 244/3 maddesinde bu suç bakımından daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikle hale yer verilmiştir. Buna göre, bu suç bir banka ya da kredi kurumuna ya da bir kamu veya kuruluşuna ait bilişim sistemleri üzerinde işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.

Bu suç da re’sen soruşturulur. Takibi şikâyete bağlı değildir.

3.Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu (TCK M.245)
TCK’nun 245.maddesine göre, başkasına ait bir banka veya kredi kartını bir şekilde ele geçiren veya bulunduran kişi, kart sahibinin ya da kartın iade edilmesi gereken kişinin rızası hilafına kartı kullanmak veya kullandırtmak suretiyle kendisine ya da bir başkasına menfaat sağlarsa üç yıl ile altı yıl arasında hapis ve beş bin güne kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK’nun 245/2 maddesine göre, başkasına ait banka hesapları ile ilişkilendirmek suretiyle sahte banka kartı ya da kredi kartı satan, devreden, üreten, satın alan ya da kabul eden kişi üç yıl ile yedi yıl arasında hapis ve on bin gün adli para cezası ile cezalandırılır.

TCK’nun 245/3 maddesine göre, sahte üretilen ya da gerçek olmasına karşın üzerinde oynama yapılan bir banka ya da kredi kartını kullanarak kendisine ya da başkasına menfaat sağlayan kişinin, dört yıl ile sekiz yıl arasında hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı ifade edilmiştir.

TCK’nun 245/4 maddesine göre bu fiiller,

>Aralarında ayrılık kararı olmayan eşlerden birine,

>Üstsoy ya da altsoyunun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin ya da evlat edinen ya da evlâtlığa,

>Aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerden birine karşı işlenmesi hâlinde, ilgili akrabaya ceza verilmez.

Özellikle kart şifresinin ele geçirilerek kart sahibinin bilgisi dışında ATM’lerden para çekerek menfaat sağlama fiilinin dolandırıcılık suçunu değil bu suçu oluşturacağı Yargıtay kararlarıyla da ortaya konmuştur.

Bu suçun faili herkes olabilir. Tüzel kişiler bakımından TCK’nun 246.maddesinde ifade edilen güvenlik tedbirleri uygulanır.

Sonuç
Bilişim suçları gerek iddia gerekse de savunma bakımından bilişim alanında bilgili ve tecrübeli bir avukatla yürütülmesi gereken davalardandır. Aynı şekilde bilişim suçları bakımından kanunda sekiz yıla varan hapis cezalarının öngörüldüğü düşünüldüğünde geri dönülemez hak kayıplarına uğramamak için bilişim suçları alanında tecrübeli bir ceza avukatıyla çalışmanın önemi büyüktür.

Av. Berkay Başcı

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu